Ergenlikte Sosyal Medya Kullanımı

Sosyal medya kullanımının yaygınlığı ve büyük teknoloji firmalarının etkisi gün geçtikçe daha yaygın olarak haberlerde karşımıza çıkıyor.

Elimize aldığımız telefonları bırakmakta zorlanmamız bu platformların gücünü çok kolay görmemizi sağlıyor. İnternette hepimize uygun bir içerik var.

Sosyal medya bağlantıda kalmamızı kolaylaştırırken dijital çağa yönelik birçok beceri de geliştirmemizi sağlıyor. Madalyonun diğer yüzünde ise aynı uygulamalar bağımlılık yaratabiliyor. Bu platformların yaratıcıları mümkün olduğu kadar bizleri uygulamalarının içinde tutmak istiyorlar ve ilerleyen teknolojik gelişmelerle bu konuda gittikçe başarılı hale geliyorlar. Bizi daha iyi tanımaya başlıyorlar, zevkimize uygun içerikleri ardı arkası kesilmeden önümüze düşürmeye başlıyorlar.

Bağımlılık yapma konusunda özellikle gençler daha büyük risk altında. Çok daha erken yaşlardan itibaren gençlerin sosyal medya kullanmaya başladıklarını gözlemliyoruz. Bir yandan sosyal kaygı, depresyon, yalnızlık duygusu gibi ruh sağlığını olumsuz etkileyebilecek durumlarda çevrimiçi/online etkileşimler gençlere iyi gelebilirken, bir yandan da sosyal medya kullanımının olumsuz etkilerine karşı da bu grup daha kırılgan hale geliyor.

Ergenlik Döneminde Gelişime Bağlı Etmenler

Ergenlik çağı gelişimin sürekli devam ettiği, gençlerin birçok biyolojik ve nörolojik değişimlerin yanında sosyal çevrelerinde de büyük değişimler deneyimledikleri bir dönem.

Her gencin olgunlaşma süreci farklı işliyor. Dolayısıyla öz düzenleme becerileri, bilişsel gelişimleri, riskli davranışlarda bulunma gibi etmenler farklı seviyelerde oluyor. Yaşa uygun sosyal medya kullanımı da her bir gencin olgunlaşma derecesini oluşturan farklı etmenler düşünülerek hesaba katılmalı. Yine de kabaca düşünürsek, biyolojik, sosyal ve psikolojik değişimlerin fazla olduğu ergenliğin ilk yıllarında potansiyel risklerin de daha fazla olabileceğini öngörebiliriz.

Gençlerin sosyal medya kullanmaları iyi veya kötü değil. Sosyal medyanın onları nasıl etkileyebileceği, gençlerin kendi kişisel ve psikolojik özellikleriyle ve sosyal çevreleriyle yakından ilgili: Gençlerin çevrimiçi mecrada hangi tip içeriklere maruz kaldıkları, kendi güçlü ve gelişime açık yanları, yaşamlarını sürdürdükleri çevrenin hepsinin bu etkide rolü var.

Gençlerin sosyal medyada kimi takip etmeyi seçtikleri ve kullandıkları platformun özellikleri de çevrimiçi deneyimlerini şekillendiriyor.

Sosyal medya kullanımı, gençlerin yeterli uyku almalarını ve fiziksel aktivitelerini engellemiyor olmalı. Özellikle yatmadan önceki 1 saatte kullanılan sosyal medya, uyku düzeninde bozulmalar yaratabiliyor. Yeterince uyumayan gençlerde nörolojik açıdan sıkıntılar meydana geliyor ve duygusal gelişimlerinde de olumsuz yönde etkiler çıkıyor.

Fotoğraf: Julia M. Cameron

Sosyal medya kullanımı hangi koşullarda problemli oluyor?

Gelişimsel açıdan, sosyal medyanın gençler arasında neden bu kadar popüler ve önemli olduğunu anlayabiliyoruz:

  • Gençlerin arkadaşlık ilişkisi kurmasını ve sürdürmesini sağlıyor,
  • Duygularını ve düşüncelerini -fotoğraf, video ve metin gibi- çeşitli araçlar kullanarak ifade etmelerini sağlıyor,
  • Kendi davranışları ve dış görünüşleri için -beğeniler ve yorumlarla- geri bildirim almalarını kolaylaştırıyor.

Bütün bu maddelerin hepsi, ergenlik çağının önemli gelişimsel konularından olan kimlik gelişimiyle yakından ilintili.

Yine de, bazı gençler için sosyal medya kullanımı daha problemli bir hale gelebiliyor ve bağımlılığı işaret edebilecek davranış ve tutumları görüyoruz:

  • Gençlerin zihninde sürekli sosyal medyayla meşgul olmaları,
  • Sosyal medyaya erişim sağlayamadıkları zaman stres ve kaygı yaşamaları,
  • Sosyal medyanın, gündelik işlerini engelleyecek seviyede hayatlarının içinde olması,
  • Kendileri istese bile sosyal medya kullanımını durduramamaları,
  • Yakın ilişkilerde ve eğitim hayatlarında aksaklıklar oluşması,
  • Sosyal medya kullanabilmek için başka aktivitelerden kaçınmaları,
  • Sosyal medyaya erişebilmek için yalan söylemeye ihtiyaç duymaları,
  • Belirlenen kullanım limitini sürekli aşmaları,
  • Yüz yüze görüşmeler yerine çevrimiçi etkileşimleri daha çok tercih etmeleri

Bu tip belirtliler, ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor: Depresif semptomlar ortaya çıkabiliyor, stres seviyesinde artış olabiliyor, dikkat problemleri meydana geliyor.

Yapılan farklı çalışmalar, sosyal medya kullanımının “problemli” olabileceği gençlerin belli yatkınlıkları olduğunu gösteriyor. Bu kategorideki gençlerin çoğunlukla: psikolojik açıdan iyi olma halleri düşük seviyede, sosyal becerileri daha zayıf, öz güvenleri daha düşük, hayattan keyif alma seviyelerinin de daha az.

Bu gençler için sosyal medya daha cazip hale geliyor, çünkü kendilerini olduğundan çok daha mutlu ve daha farklı özelliklere sahip gibi gösterebiliyorlar. Dolayısıyla, yüz yüze görüşmeler yerine çevrimiçi etkileşimleri zamanla daha çok tercih edebiliyorlar.

Sadece sosyal medyanın sınırlarında anlamlı bir hayata sahip olduklarını hissettikçe, düşünce süreçleri de olumsuz etkilenebiliyor ve sosyal medyanın “problemli kullanımına” daha yatkın hale geliyorlar.

Öz denetleme kapasitesi daha zayıf olan gençler de (daha tepkisel olan, dikkat ve dürtü problemleri olan, kendini kontrol etmekte zorlanan) riskli gruba dahil, çünkü kendi sosyal medya kullanımlarını kontrol etmeleri de daha zor.

Fotoğraf: Julia M. Cameron

Anne ve Babalar Neler Yapabilir?

Amerikan Psikoloji Derneği ilk kez ergenlerin sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gerekenlere dair Mayıs 2023’te bir rehber yayımladı.

Ön ergenlik çağında (11-14 yaş gibi), gençlerin yetişkin kontrolünde sosyal medya kullanımını öneriyorlar. Burada gençlerin kullanımını gözlemlemek, üzerine konuşmak, sosyal medya içerikleri hakkında açıklama yapmak vb müdahaleler önemli hale geliyor.

Gençlerin yaşı ilerledikçe ve dijital okuryazarlık becerileri arttıkça bu konuda daha fazla otonomi sahibi olabiliyorlar. Yine de mevcut durumda da yetişkinlerin, gençlerin mahremiyet ihtiyaçlarını gözeterek tutumlarını dengeleyebilmeleri gereiyor.

Yetişkinler de gençlerin yanındayken sosyal medyayı nasıl kullandıklarına dikkat etmeliler. Özellikle ailelerin kullanım biçimleri (çocuklarıyla etkileşim içindeyken bir yandan dikkatlerini dağıtarak sosyal medyayı kullanma gibi) gençlerin nasıl kullandığını büyük oranda etkiliyor.

Gençlere, yaşlarına uygun olacak şekilde sosyal medya kullanırken ne gibi sıkıntılarla karşılaşabileceklerini açıklayabiliriz. Çevrimiçi ortamda yanlış haber ve bilgilerin yer alabileceği, zorbalığın mevcut olduğu, nefret söylemleriyle karşılaşabilecekleri konusunda bilgi vermek gerekiyor. Aynı zamanda dijital okuryazarlık konusunda da güçlendirilmeliler; yanlış haberleri saptayabilecekleri yollar, veri güvenliğinin önemi ve koydukları içeriklerin veri olarak kullanılacağı, çevrimiçi içeriklerin kalıcılığı konusunda konuşmalıyız.

Gençler sosyal medyayı kendilerini özellikle güzellikle ve fiziksel görünüm açısından kıyaslamak üzerine kullanımlarını sınırlandırmalı.

Sosyal medyanın fiziksel görünüm amaçlı kullanımı, kişinin kendi fotoğrafı ve buna bağlı yorumlara aşırı dikkat kesilmesi, özellikle genç kızlarda bozulan beden algısı, yeme bozuklukları ve depresif semptomların artmasıyla ilişkili görünüyor.

17-25 yaş arasındaki gençlerle yeni yapılan bir araştırma; gençlerin sosyal medya kullanımlarıyla dış görünümlerine dair algıları arasındaki ilişkiyi inceliyor.

Sosyal medya kullanımını sadece birkaç haftalığına bile yarıya indiren gençlerin, kendi dış görünümlerinden daha memnun olduklarını buluyorlar.

Bu yüzden özellikle sosyal medyayı sıklıkla kullanan gençlerin, ruh sağlıklarını korumak için ne kadar süre geçirdiklerini takip etmeleri, kendilerine dair beden algılarını olumlu yönde etkileyebilir, kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sunabilir.

Sosyal medya platformları, gençlere kendilerini ifade edebilmeleri için de çok fazla olanak sağlıyor. Bunu akılda tutmak önemli, sadece kötülemek iyi bir yöntem değil. Sağlıklı alışkanlıkların gelişimi için çocukların olumlu deneyimlerini desteklemek önemli.

Sosyal medyanın kendisi iyi veya kötü değil. Kullanımı da bağımlılık seviyesinde olmak zorunda değil.

Bir yandan problemli kulanıma dair ipuçlarına dikkat ederken, bir yandan da sosyal medyanın gençlerin arkadaşlarıyla etkileşim kurmalarını sağladığı, kendilerini farklı yollarla ifade edebilmelerine imkan sunması gibi olumlu etkilerini ön plana çıkarmalıyız.

Kaynaklar:

APA (2023). Health Advisory on Social Media Use in Adolescence

Thai et al (2023). Reducing social media use improves appearance and weight esteem in youth with emotional distress. Psychology of Popular Media.

Boer et al (2022). The course of problematic social media use in young adolescents: A latent class growth analysis. Child Dev.

Alonzo et al (2021). Interplay between social media use, sleep quality, and mental health in youth: A systematic review. Sleep Med Rev.

Christofferson, J (2016). ‘How is Social Networking Sites Effecting Teen’s Social and Emotional Development: A Systemic Review’ (2016) Social Work Master’s Clinical Research Papers

Yorum bırakın